|
|
|
| ||||||||
|
|
|
| ||||||||
|
|
|
| ||||||||
|
|
|
| ||||||||
|
|
|
| ||||||||
|
|
|
|
30 Temmuz 2012 Pazartesi
Araba Resimleri
Astrobiyoloji ya da egzobiyoloji
Astrobiyolojinin bu tanımı, doğal olarak, yaşamın, yeryüzünde ortaya çıktığı gibi, Güneş Sistemi’miz içinde veya dışında bulunan başka yerlerde, başka gezegenlerde de ortaya çıkmış olabileceği kabulünü içerir. Bizimkinden "kökten farklı ortamlar" içeren diğer kozmik cisimler üzerinde de yaşam izleri mevcut olabileceğinden, astrobiyolojide "basit organik madde"den (biyomoleküller, peptidik, nükleik ya da lipidik zincirler) daha karmaşık yapılara (ilk hücreler, ilk genetik sistemler) doğru uzanan evrime hükmeden olası süreçlerin araştırılması sözkonusudur. Dolayısıyla bu süreçlerin araştırılmasında, organik kimya, inorganik kimya, biyokimya, hücre biyolojisi, iklimbilim, jeokimya, gezegenbilim ve enformatik modelizasyon gibi çeşitli bilimsel alanların, bir bütünü tamamlayacak tarzda, derin bir etkileşim içinde olmaları kaçınılmaz hale gelir. Örneğin, astrobiyologlar yeni gezegenler keşfetmek ve bunların yaşanabilirliğini saptamak üzere astronomlarla, moleküler etkileşimlerden yaşama geçişi anlamak üzere kimyacılarla, diğer gezegenler üzerindeki anahtar mineraller ve suya ilişkin kanıtları incelemek üzere jeologlarla, en erken yaşam türlerini araştırmak ve anlamak üzere paleontologlar ve moleküler biyologlarla ve bunların yanı sıra, iklimbilimcilerle, gezegenbilimcilerle ve diğer çeşitli bilim dallarındaki bilim insanlarıyla iş birliği içinde çalışırlar. Günümüzde gitgide genişleyen astrobiyoloji aynı zamanda, hangi türde olursa olsun Dünya-dışı yaşama ve varsa Dünya-dışı zeki yaşama ilişkin araştırmayla da (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması)[3] da ilgilenmektedir. Fakat olası gelişmeleri beklemekte olan bu son değinilen araştırma sahası (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması) şimdilik çok marjinal durumdadır.
Astrobiyoloji diğer dünyalardaki yaşamın mahiyeti hakkında kuramsal tahminlerde bulunabilmek ve Dünya’nınkinden çok farklı olabilecek biyosferleri tanımlayabilmek ve ayırt edebilmek amacıyla, fizikten, kimyadan, astronomiden, moleküler biyolojiden, ekolojiden, gezegenbilimden[4] ve jeolojiden yararlanır [5][6] Astrobiyoloji daha çok bilimsel verilerin yorumlanmasına, yani evrenin diğer ortamları hakkında diğer bilimlerce ortaya koyulmuş ayrıntılı ve güvenilir verilerin yorumlanmasına yoğunlaşır ve öncelikle, mevcut bilimsel kuramlarla çelişmeyen varsayımlarla ilgilenir.
And kondoru
And kondoru, boynunun altında beyaz yaka tüyleri ve özellikle erkek kuşların kanatlarında beyaz lekeler bulunan büyük ve siyah bir akbabadır. Baş ve boyun hemen hemen tamamıyla tüysüz ve donuk kırmızı renktedir. Kuşun heyecan durumuna göre baş ve boyun parlak kırmızı renge dönüşebilir. Erkeklerin boynunda sarkık bir gerdan ve başın üst ön kısmında koyu kırmızı bir ibik bulunur. Yırtıcı kuşların çoğunun tersine erkek dişiden daha büyüktür.
Kondor, asıl olarak hayvan leşi ile beslenir, geyik ve sığır gibi büyük hayvan leşlerini tercih eder. Cinsel olgunluğa beş ile altı yaşında erişir ve genel olarak ulaşılmaz yamaçlarda 3.000 ile 5.000 m yükseltide yuva yapar. Normal olarak bir ya da iki yumurta yumurtlar. 50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.
And kondoru Arjantin, Bolivya, Ekvador, Kolombiya, Peru ve Şili'nin ulusal sembolüdür. Güney Amerika And Dağları bölgesinin folklor ve mitolojisinde önemli rol oynar. And kondoru IUCN tarafından neredeyse tehdit altında türlerden sayılmaktadır. Doğal yaşama alanlarının azalması ve avcılar tarafından öldürülen hayvan leşlerinden kaynaklanan ikincil zehirlenmeler karşılaştığı tehditlerdir. Çeşitli ülkelerde doğal ortamı dışında üreme programları başlatılmıştır.
Akciğer kanseri tedavisi
Ölüm oranı (mortalitesi) oldukça yüksek olan bu kanser türünde dünya genelinde sigara içme alışkanlıklarındaki değişmeye bağlı olarak alttiplerinde ve kadınlarda görülme oranlarında değişimler olmuştur[3]. Akciğer kanserinin en sık nedeni uzun süreli olarak tütün dumanına maruz kalmak olmakla beraber[4], tüm akciğer kanserli hastaların %15'e ulaşan bir oranı sigara içmeyenlerden oluşmaktadır[5]. Akciğer kanseri birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenler arasında; genetik faktörler[6][7], radon gazı[8], asbest[9] ve hava kirliliği[10][11][12] gibi faktörler sorumlu tutulmaktadır.
Akciğer kanserinin belirtileri hastalığın nerede başladığına, nasıl yayılmış olduğuna, ve vücudun hastalığa tepkilerinin varlığına bağlı olarak farkedebilir[13]. En sık görülen belirtileri, nefes darlığı (dispne), öksürme (kanlı öksürme da dahil) ve kilo kaybıdır[14]. Bu belirtiler sadece akciğer kanserine özgü olmadıklarından hastaların tanı almaları gecikebilir. Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir. Kesin tanı, biyopsi ile konmaktadır. Biyopsi genelde bronkoskopi veya BT-yardımlı biyopsi ile yapılır. Tedavi ve prognozu belirleyen faktörler; kanserin histolojik tipi, kanserin evresi, ve hastanın genel performans durumudur. Akciğer kanserinin birçok histolojik alttipi olmasına karşın, klinikte genellikle küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olmak üzere iki başlıkta incelenir, çünkü tedavide izlenecek yolu bu gruplandırma belirler. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi tercih edilirken, küçük hücreli dışı kanserlerde ilk tercih cerrahidir.[15]
Akciğer kanserinin görülme oranı yaşla artar, genelde 50-70 yaşlarında görülür[16]. Akciğer kanserinin erken evrelerde beş yıllık sağkalımı %60-70 iken, ileri evre olgularda bu oran %5'in altına düşmektedir. Tüm alttipler ve evreler göz önüne alındığında, tedavi ile beş yıllık sağkalım oranı %14'tür[
Abiyogenez
Yaşamın kökeni çalışmaları biyoloji ve insanın doğal dünyayı anlaması üzerinde çok büyük etkisi olmasına rağmen sınırlı bir araştırma alanıdır. Bu sahadaki ilerlemeler, araştırılan sorunun önemi yüzünden birçok insanın ilgisini çekse de genellikle yavaş ve aralıklıdır. Önerilen birçok kuram içinde demir-kükürt kuramı (önce metabolizma) ve RNA dünya hipotezi (önce genler) en çok rağbet görenlerdir.[
Saniyede servet kazandılar
Astronot Hazal 600 bin lira kazandı
'Adını Feriha Koydum' dizisiyle yıldızı parlayan Hazal Kaya bir deterjan firmasının reklam filmi için annesiyle kamera karşısına geçti. Annesiyle birlikte 600 bin lira alan ünlü oyuncu ilk reklam filminde de astronot kıyafeti giymişti. Oyuncu ikinci reklam filmi için sultan kılığına girdi. örmüştü.
Anı olsun dedi 400 bin lirayı kaptı
Top model Çağla Şıkel Altuğ, Metin Arolat'ın çektiği reklam filmi için iki oğlu Kuzey ve Uzay'la oynadı. Bir temizlik markası için evlerine çok benzeyen set ortamı oluşturularak çekilen reklam filminden sanatçı 400 bin lirayı cebine koydu. Film için Şıkel, "Bu reklam filmi ailemiz için büyük bir anı olacak" dedi.
Tavuk pişirmeye 350 bin lira aldı
Ebru Cündübeyoğlu ve kızı Duru bir piliç firması için ekranlarda yer aldı. BUgün'ün haberine göre, anne-kız, sağlıklı yemeğin önemine dikkat çekti ve bu reklam karşılığında da 350 bin lira aldı. Cündübeyoğlu, meslek hayatının en eğlenceli ve heyecanlı seti olduğunu söylediği reklam için, "Kızım Duru'yla ilk defa böyle bir deneyim yaşadım. Bu çekimin yeri benim için ayrı" diye konuşmuştu.
yazete.com
ebru cündübeyoğlu kızı ile reklam filmi, ebru cündübeyoğlu reklam filmi
Sadri Şener'den havuz açıklaması
Özel ve orijinal bir şey göremedik. Cevap vermek istemezdim ama bizim de ismimiz geçmiş. Suçladığı şeyler yine aynı. Sadri Şener ve Trabzonspor kulübü olarak polise, savcıya, hukuka devamlı saygı gösterdik. Hukukun verdiği kararları tartışırsan, yanlış olduğunu söylemeye başlarsan devlet olma özelliğini kaybedersin" diye konuştu.
"MÜRACAAT YERİ YARGITAY"
Doğrusuyla, günahıyla, yanlışıyla hukukun verdiği kararlara saygı göstermek gerektiğini belirten Şener, "Mahkemenin verdiği karardan sonra insanların müracaat edeceği yer Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu değil, Yargıtay. Orada haklarını savunacaksın. Yargıtay'dan çıkan sonuca göre suçlu veya suçsuz olacaksın. Söylemleri bana göre doğru değil. Kendisine ve kulübüne çok faydası olacağı inancında değilim" şeklinde konuştu.
"HAVUZU BOZMAK FENERBAHÇE'NİN GÖREVİ DEĞİL"
Aziz Yıldırım'ın havuzdan çıkma tehdidiyle ilgili konuşan Şener, "Havuzu bozmak, bir araya getirmek, ikiye bölmek Fenerbahçe'nin görevi değil. Bu kanunlarla belirlenmiş. Çok incelemedim, çıkar mı çıkamaz mı bilemiyorum. Ama yanlış tipte konuşmalar, tehditler bunlar. Bana göre doğru değil. Bu sene bir şey olacağını zannetmiyorum. Ha bozulursa da Trabzonspor kulübü için çok fazla bir önem arz etmez. Çünkü Trabzonspor, albenisi olan bur kulüptür. Digitürk, Lig TV bu işleri kar amacıyla yaparlar. Doğrudur Fenerbahçe'den, Galatasaray'dan, Beşiktaş'tan ve bizden büyük pay alırlar. Bunlardan sonra büyük uçurum vardır. Bugün Lig TV'ye dersen ki, 'Havuza hangi kulüpleri alırsın?' Adam der ki sana, '4 kulüp bana yeterli'. Bu bir realite ama biz öyle yapmıyoruz, herkesin bir pay almasına çalışıyoruz. Bizim için çok fark eden bir şey olmaz" açıklamasında bulundu.
4 tane transfer yaptıklarını hatırlatan Şener, "Yabancı sayımız çok fazla doğrudur. Kamp sonrası hocanın raporu doğrultusunda onlarda da azaltmaya gidilecek. Bir iki tane oyuncu almak için uğraş veriyoruz. Bu hafta sonu daha da netleşir bu işler. Yerli yok gibi. Bize yarayan bizde oynayabilecek yerli oyuncular yok gibi. Yıllardır bizim de kabahatimiz oldu. Yabancıya fazla önem vermek yerliyi köreltti. Seneye 5'e düşüyor. Herkesin tedbirini alması lazım" dedi.
"LOKOMOTİV'İN İMKANLARI BİZDE YOK"
N'Doye transferinin olumsuz neticelenmesini değerlendiren Sadri Şener, "N'Doye ile konuştuk, kendisi ile anlaştık. 1.1 milyon Euro'ya futbolcu ile, 6 milyon Euro'ya kulübü ile anlaştık. Lokomotiv Moskova 7.5 milyon Euro kulübüne, 1.8 milyon Euro futbolcuya para önermiş. Lokomotov'in imkanları bizde yok. Dolayısı ile o paraları veremezdik" diye konuştu.
"COLMAN'A TEKLİF YOK, OLSA DA VERMEYİZ"
İsmi Benfica ile geçen Colman'a bir teklifin olmadığını belirten Şener, "Olsa da verme gibi bir niyetimiz yok. Trabzonspor'a layık 1 veya 2 oyuncu almayı planlıyoruz. Tanınan bilinen bir oyuncu ile görüşmelerimiz var. Bu hafta görüşmelerimiz bir noktaya gelir diye düşünüyorum. Yerli oyuncu istiyoruz ama bizim takımımızda oynayabilecek şu anda yerli oyuncu yok. Almış olmak için yerli oyuncu transferi yapmanın bir anlamı yok" diye kaydetti.
"İSTANBUL TAKIMLARINI YENEBİLİYORUM AMA ŞEHRİN CAZİBESİNİ YENEMİYORUM"
Trabzonspor'dan giden oyuncuların İstanbul takımlarını değil, İstanbul'u tercih ettiklerini ifade eden Sadri Şener, "Ben İstanbul takımlarını yenebiliyorum ama şehrin cazibesini yenemiyorum. Ben buna çare bulamıyorum. Bulacağımızı da zannetmiyorum ama Trabzonspor her zaman gidenlerin yerine oyuncu bulmuştur. Hiç bir zaman sahaya eksik çıkmamıştır. Gidenler gitmiştir ama gönül isterdi ki hepsi sempatik gitsin. Karşılaşınca selam verelim. Türkiye'de profesyonelliği sadece para olarak değerlendiriyorlar. Profesyonellik sadece para değildir. Bunun içinde his vardır, takım tutma vardır. Bizim gidenler sadece para yönüne bakıyorlar. Burak Yılmaz takımdan daha şık gidebilirdi" şeklinde kaydetti.
internethaber
Etiketler: sadri şener havuz, sadri şener fenerbahçe havuz, sadri şener havuzu bozmak fenerbahçe görev
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)